Münih’e göç listesinde ilk 10’da Türkler yok

Münih Kültürlerarası Diyalog Merkezi İDİZEM’in de ortaklarından olduğu Nympehburger Söyleşileri’nin Sanat Evinde düzenlediği programda Bavyera başbakan adayları göçmen politikalarını anlattı. Sunuculuğunu Münih Üniversitesinin (LMU) ünlü sosyoloğu Prof. Dr. Armin Nassehi’nin yaptığı ve yaklaşık 250 kişinin katıldığı söyleşide, muhafazakâr CSU, sosyal demokrat SPD, Yeşiller, Hür Seçmenler ve liberal FDP’li siyasilerin karşılıklı atışmaları dikkat çekti. Uyum, Neonazi cinayetleri, eğitim, anayasa, İslam öne çıkan konular oldu.

Programda ilk sözü alan Münih Belediye Başkanı ve Bavyera Başbakan adayı Christian Ude (SPD), Münih’in bir göçmenler şehri olduğunu, fakat siyasetin bu vatandaşlara gerekli ilgiyi göstermediğini, ancak şimdi eksikliklerin giderilmesi gerektiğini anlattı. Erken eğitim ve dilin göçmen çocuklarına fırsat eşitliği sunacağının altını çizen Ude, uyum politikasının göçmenlerle birlikte yapılmasını talep etti. Göç ile ilgili sorulan sorular üzerine Ude, Münih’e son yıllarda göç eden vatandaşlar arasında Türklerin ilk onda dahi olmadığına dikkat çekti. Polonyalıların, Romanyalıların listede başı çektiğini anlattı. Neonazi cinayetlerinin 10 yıl boyunca aydınlatılamaması hakkında söyleyecek söz bulamadıklarını belirten Ude, Neonazilerin yıllarca cinayetleri kutladığını ve CD’ler bastırıp okullarda dağıttığını, fakat istihbaratın bundan haberinin olmadığını belirtip, kimseyi de suçlamadığını söyledi.

Bavyera Başbakanı Horst Seehofer’i temsilen programa katılan Bavyera Eğitim Bakanı Ludwig Speanle (CSU), ekonomik büyümeyle birlikte Bavyera’ya gelen göçmenlerin artık yerleştiklerini söyledi. Bu göçmenlerin geri döneceği varsayımıyla Bavyera’da konsolosluklar aracılığıyla ilk Türkçe derslerinin verildiğini kaydeden Speanle, yine aynı bölgeden gelen yabancıların aynı yerleşim yerlerinde birlikte yaşamalarına izin verilmesinin de hata olduğunu kaydetti. Konuşmasında Alman Light kültürüne vurgu yapan Speaenle, diğer siyasiler tarafından tepki gördü. Münih, Nürnberg ve Augsburg kentlerindeki göçmen oranlarının Almanya’nın diğer kentlerinde olmadığını sözlerine ekleyen Eğitim Bakanı, Almancanın öğrenilmesine vurgu yaptı ve Göçmenlerin Almanlara kendi kültürlerini ve dinlerini Alman toplumunun anlayacağı şekilde anlatmalarını istedi.

Light kültür talebiyle uyumun bağdaşmadığını ve bu konuda anayasanın temel alınmasını isteyen Federal Adalet Bakanı Sabine Leutheusser-Schnarrenberger (FDP), Almanya’nın bir göç ülkesi olduğunu çok daha önceleri kabul ettiklerini ve Bavyera anayasasının tüm din ve kültürlere açık olduğunu anlattı. Almanya’da herkesin dini vecibelerini özgürce yerine getirebilmesinin de anayasanın bir parçası olduğunu ifade eden Bakan, sünnet yasağı gibi tartışmaların bir daha yaşanmasını istemediğini kaydetti. “Asimilasyona karşıyız” diyen bakan iyi bir eğitim ve topluma katılmak için Almancanın önemine vurgu yaptı ve eğitim konusunda ilerlemeler yaşandığını açıkladı.

Yeşiller Bavyera Başkanı Maragerete Bause ise göçmenlerin her gün maruz kaldığı ırkçılık ve ayrımcılığa dikkat çekti. Bunun en kötü örneğinin Türklere yönelik Neonazi cinayetleri olduğunu belirtip, “Polis katillerin aşırı sağcı teröristler olabileceğini düşünemedi. Kurbanlar Alman zenginler olsaydı, katiller hemen bulunurdu. Ama aile yakınları suçlandı.” dedi. Almanya’da hâlâ sistemli bir göç politikası olmadığını belirtti. Türklerin çifte vatandaşlığını savunan Bause, 1998 yılında başlatılan girişime karşı, dışlayıcı bir kampanya yürütüldüğünü hatırlattı ve daha iyi uyum için vatandaşlığa geçiş işlemlerinin daha da hızlandırılması gerektiğini söyledi. “Light Kültür” kelimesinin göçmenleri dışlamak için kullanıldığını savunan Bause, herkes için Anayasanın temel alınmasını istedi ve Bavyera meclisinde şu ana kadar hiçbir göçmen kökenli milletvekilinin olmaması ayıbını bu sefer gidereceklerini anlattı.

Hür Seçmenler Partisinin Bavyera Başkanı Hubert Aiwanger ise göçmenler konusunda rakamlarla konuşmanın çok teorik olduğunu dillendirdi. “Uyum, insanların bir biri ile mücadele etmeden birlikte yaşamasıdır.” diyen Aiwanger, işsizlik gibi sorunların uyuma en büyük engel teşkil ettiğini belirtti. İnsanların olduğu gibi kabul edilmesini istedi.

This entry was posted in TR and tagged by News4Me. Bookmark the permalink.

About News4Me

Globe-informer on Argentinian, Bahraini, Bavarian, Bosnian, Briton, Cantonese, Catalan, Chilean, Congolese, Croat, Ethiopian, Finnish, Flemish, German, Hungarian, Icelandic, Indian, Irish, Israeli, Jordanian, Javanese, Kiwi, Kurd, Kurdish, Malawian, Malay, Malaysian, Mauritian, Mongolian, Mozambican, Nepali, Nigerian, Paki, Palestinian, Papuan, Senegalese, Sicilian, Singaporean, Slovenian, South African, Syrian, Tanzanian, Texan, Tibetan, Ukrainian, Valencian, Venetian, and Venezuelan news

Leave a Reply