Bavyera Eğitim Bakanı Dr. Ludwig Spaenle dört yıldan fazla bir zamandır bu görevde. Bavyera ve Almanya’nın eğitim sistemi hakkında Zaman’a konuşan Spaenle, bakanlık olarak göçmen çocukların eğitimine nasıl yaklaşıldığına dair de bilgiler verdi. Münih’te öğrencilerin yarısının göçmen çocukları olduğunu hatırlatan Spaenle, özellikle erkek çocuklarını teşvik etmek gerektiğini dile getirdi.
Makamında Zaman’a konuşan Bavyera Eğitim Bakanı Dr. Ludwig Spaenle göçmen çocukların eğitimini bir hayli önemsiyor. Göçmen çocukların anadilini öğrenmesi ise Spaenle’nin gündeminde yok.
Bavyera eyaletindeki göçmen çocuklarının iyi bir eğitim fırsatına sahip olduğunu savunan Spaenle, Mittel-, Realschule ve Gymnasium okullarından oluşan çoklu eğiitim sisteminin gençlerin ihtiyaçlarına göre onları en iyi şekilde teşvik ettiğini savunuyor ve Gemeimschaftschule okullarına karşı çıkıyor. Göçmen öğrencileri toplumsal gerçekler ve iktisadi nedenlerden dolayı teşvik etmeleri gerektiğini anlatan CSU’lu bakanın anadilin teşvik edilmesi ile ilgili soruyu es geçmesi ise şaşırtmıyor. Bakan, Almanya’da tüm eyaletlerde aynı eğitim sistemine karşı olduğunu, ancak diplomaların kıyaslanabilir olması gerektiğini sözlerine ekliyor.
ZAMAN: Sayın Spaenle, partinizin seçim şansını nasıl buluyorsunuz?
SPAENLE: Yoğun bir çalışma ile Bavyera’da insanları ikna etme ve iyi bir sonuç elde etme şansımız var. Bunun dışında her şey seçim günü belirlenecek.
ZAMAN: Seçim öncesi Türk seçmenlere herhangi bir çağrınız var mı?
SPAENLE: Bavyera dünyaya açık bir eyalet. Şu an Bavyera’da 2,5 milyon kökeni Bavyera dışından olan vatandaş yaşıyor. Biz Bavyera’da kendini yurdunda hisseden tüm vatandaşlarımız adına seviniyoruz. Bu insanlara, yaşam planlarını toplumumuzun içinde gerçekleştirmeleri için imkanlar sunmak istiyoruz. Biz ayrı ayrı değil, birlikte yaşamayı istiyoruz. Olumlu gelişmeleri beraberinde getirecek aktif bir uyum süreci istiyoruz.
ZAMAN: Dört yıldır Bavyera Eğitim Bakanı olarak görev yapıyorsunuz. Bavyera eğitim sistemini nasıl değerlendiriyorsunuz?
SPAENLE: Bavyera eyaletinde göçmenlerin çocukları diğer eyaletlere kıyasla daha iyi bir eğitim şansına sahip. Göçmen öğrencilerin teşvikini eğitim sistemimizin en önemli görevi olarak addediyorum. Bu alanda daha iyi olmak istiyoruz.
ZAMAN: Bavyera eğitim sistemine karşı yapılan eleştiriler hakkında ne söylemek istersiniz?
SPAENLE: Bavyera eğitim sisteminde gençlerin eğitim şansı ülke genelinde en iyiler arasında. Örneğin Bavyera eyaletinde Hauptschule okulundan diplomasız ayrılan öğrencilerin oranı yüzde 5. Bu rakam, diğer eyaletlerin çoğundan daha düşük. Bu, Bavyera’nın okullarda çocuk ve gençlere yönelik teşviklerini artırdığını gösteren sadece bir örnek. Ayrıca geçtiğimiz yıllarda binlerce yeni öğretmen atadık. Bu da eğitimin Bavyera’da önemli olduğunu gösteriyor.
ZAMAN: SPD ve Yeşiller, çocukların daha uzun süre birlikte eğitim almasını talep ediyor. Onlara göre çocuklar 6. sınıftan sonra farklı okullara yönlendirilmeli.
SPAENLE: Bavyera’nın çoklu eğitim sistemi öğrencileri yetenek ve ilgi alanlarına göre en iyi şekilde teşvik ediyor. Dördüncü sınıf sonunda öğrencileri farklı okullara yönlendirerek onların ihtiyaçlarına göre eğitim seçenekleri hazırlıyoruz. Bu noktada okulların birbirleri ile bağlantılı olmaları çok önemli. ‘Diplomasız bağlantı yok’ sloganı ile Bavyera okulları arasındaki geçiş olanaklarını daha esnek hale getirdik. Bu arada üniversiteye girme hakkını kazanan öğrencilerin yüzde 40’ı meslek eğitimi yaptı.
ZAMAN: Ancak bazı eyaletlerde sadece Gemeinschaftschule ve Gymnasium okulları var, Hauptschule okulları yok. Buna ne diyeceksiniz?
SPAENLE: Şahsen, CDU tarafından yönetilen eyaletlerin de aldığı bu kararı gerçekten çok yanlış buluyorum. Biz Bavyera’da okul çeşitlerini ortadan kaldırmıyoruz, onları geliştiriyoruz. Buna en güzel örnek Hauptschule okullarını geliştirip yaptığımız Mittelschule okullarıdır.
ZAMAN: Peki, Hauptschule ve Mittelschule okulları arasındaki fark ne?
SPAENLE: Mittelschule okulu daha da geliştirdiğimiz Hauptschule okuludur. Çok geniş bir eğitim yelpazesine sahip Mittelschule okulunun özellikleri şunlardır: Tam gün eitim, ortaokul diploması alma imkanı (Mittlerer Bildungsabschluss), meslek okulları ve iş ajanları ile ortak çalışarak meslek yönlendirmesi. Mittelschule okullarında öğrenciler bu sayede yoğun bir şekilde meslek eğitimine ve bir mesleğe hazırlanıyor.
EĞİTİM FEDERALİZMİN ÇEKİRDEĞİDİR
ZAMAN: Almanya’da eğitim her eyaletin kendi iç meselesidir. Bazı eyaletler, Federal Hükümetin eyaletleri maddi açıdan desteklemesini istiyor. Siz ise buna karşı çıkıyorsunuz, neden?
SPAENLE: Eğitim federalizmin çekirdeğidir. Eğitim konusunda son söz sahibi eyaletlerdir. Aynı zamanda insanlar için de eğitim çok önemli bir konu. Eyaletlerin eğitim sorumluluğu anayasada belirlenmiştir. Kanaatimce bu düzeni değiştirmek çok yanlış. Bizler eğitim sorumluluğumuzu federal boyutta ele almalıyız. Bu nedenle biz, insanların daha mobil olabilecekleri ve diplomaların daha iyi karşılaştırılmasına imkan sağayacak bir devlet antlaşması önerisi yaptık. Federal Hükümet ve eyaletler eğitimin pek çok alanında birlikte çalışabilir.
ZAMAN: Almanya’da eğitim sistemi bütün eyaletlerde aynı olmamalı mı?
SPAENLE: Berlin’den gelen ve Schleswig Holstein’dan Bodensee’ye kadar tüm okullarda aynı eğitim sistemini öngören uygulamaya tamamen karşıyım. Açık olan bir şey varki, o da diplomaların karşılaştırılabilir olması. İki temel hak olan eğitim ve mobil olmayı uyumlu hale getirmeliyiz. Bunun için Saksonya, Saksonya Anhalt ve Bavyera devlet antlaşması öneriyor. Biz bir adım daha ileri gidiyoruz ve beş eyaletle birlikte 2014 yılında ilk defa Abitur sınıfında Almanca, Matematik ve İngilizce sınavlarında aynı soruları soracağız.
ZAMAN: Bavyera’da Gymnasium okullarının süresi sekiz yıla indirildi. Alman üniversiteleri de giderek bazı bölümler için daha fazla ek sınav mecburiyeti koyuyor. Bu Abiturların değerini düşürmüyor mu?
SPAENLE: Alman üniversitelerinin ek sınav yaparak bazı bölümlere öğrenci alması bizim eğitim süresini azaltmamızdan daha eski bir uygulama. Bunun dışında bu ek sınavların Abitur’u tamamlayıcı olabileceği kanaatindeyim.
ZAMAN: Göçmen öğrencilerin eğitim başarısını nasıl değerlendiriyorsunuz?
SPAENLE: Araştırmalara göre göçmen çocuklarının eğitim şansı Bavyera’da çok yüksek. Büyük şehirler arasında yapılan bir eğitim araştırması da Münih ve Nürnberg’in dğer şehirlerden daha iyi konumda olduğunu gösterdi. Buna rağmen önemli bir ödevimiz var: Özellikle erkek göçmen gençler büyük şehirlerde okullarda çok zorlanıyor. Bunun için Almanca teşviki yapıyoruz ve sınıfın yarısı göçmen çocuklarından oluşuyorsa bu sınıfa en fazla 25 öğrenci alıyoruz. Bu sayede geçen yıl Münih’te 100, Nürnberg’e 60 ve Augsburg’da 30 ek sınıf oluşturduk. Bu sayede öğrencileri daha iyi teşvik edebildik.
ZAMAN: Fakat buna rağmen göçmen çocuklarının yüzde 60’ı Mittelschule okullarına ve çok azı Gymnasium okullarına gidebiliyor. Sorun nerden kaynaklanıyor?
SPAENLE: Göçmen çocuklarının anadilinin Almanca olmaması, onların üstesinden gelmesi gereken bir engeldir. Bu nedenle geçtiğimiz yıllarda Almanca teşvikini artırdık. Onlar daha Kindergarten çağında iken Almanca teşviki yapıyoruz. Göçmen çocukların başarılı olabilmesi için velilerin de eğitim sürecine katılımları çok önemli.
ZAMAN: Sayın Bakan, bir kaç yıl önce Türk gazetecilerle bir buluşmanızda ’Çok açıkça söylüyorum, göçmen çocuklarını teşvik etmeliyiz.’ demiştiniz. Neden?
SPAENLE: Bu çok basit. Münih’e bakarsak, ilkokul çocuklarının yarısının göçmenlerin çocukları olduğunu görürüz. Bu toplumsal bir gerçek. Bu çocuklara karşı eğitim fırsatı sunma gibi anayasal bir görevimiz var. Ayrıca bunun bir de iktisadi nedenleri var: Ne kadar çok genç eğitimde başarılı olursa, bu toplumumuz için o kadar iyi olur.
GÖÇMEN ÖĞRENCİLER EĞİTİM FIRSATLARINI KULLANSIN
ZAMAN: Türk çocuklarının anadillerini bazen yeterince iyi konuşamadığına şahit oluyoruz. Buna ne diyeceksiniz?
SPAENLE: On yıl önce göçmen öğrencilerin Almancalarını teşvik etmek gibi önemli bir karar aldık. Bu, eğitim hayatında başarılı olmak için anahtar rolü oynuyor. Bazı Gymnasium okullarında Türkçe sonradan öğrenilen yabancı diller olarak veriliyor, ancak buna da pek ilgi olmadığı gözlemleniyor. Göçmen öğrencilere Bavyera’daki eğitim fırsatlarını kullanmalarını ve başarılı olmaları çağrısı çağrısında bulunuyorum.
BAYRAM AYDIN / MÜNİH
